Bulaşıcı Hastalıklar ve Bağışıklama Birimi
23 Mart 2026

Bulaşıcı hastalıklardan korunmak ve sağlığınızı güvence altına almak için en etkili yöntem aşılamadır. Sağlıklı Hayat Merkezimizde, aşı uygulamaları ve bulaşıcı hastalık danışmanlığı ile siz ve sevdiklerinizin sağlığını koruyoruz. 

Bağışıklama Hizmetleri

  • Bebeklik, çocukluk, ergenlik ve yetişkin yaş gruplarına yönelik ulusal aşı programı çerçevesinde aile hekimliklerimizde aşı uygulaması yapılır
  • Risk gruplarına ve kronik hastalığı olan bireylere özel aşı danışmanlığı sunulur
  • Aşıların planlanması, uygulanması ve kayıtlarının tutulması aile hekimliği ile koordineli yürütülür

Bulaşıcı Hastalık Danışmanlığı

  • Mevcut ve potansiyel bulaşıcı hastalıklar hakkında bilgilendirme yapılır
  • Toplum sağlığı ve bireysel korunma önlemleri konusunda eğitim verilir
  • Gerekli durumlarda laboratuvar ve tetkik yönlendirmeleri sağlanır
  • Salgın yönetimi ve acil durumlarda uygulanacak prosedürler hakkında danışmanlık verilir

Toplumsal Farkındalık ve Eğitim

  • Halkı bilgilendirmek ve bilinçlendirmek amacıyla seminer, eğitim ve farkındalık çalışmaları yürütülür
  • Okullar, iş yerleri ve toplum merkezlerinde uygulamalı ve teorik eğitimler verilir
  • Bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için toplum genelinde farkındalık kampanyalarına katkı sağlanır

Hizmetin Amaçları

  • Aşılar aracılığıyla birey ve toplum sağlığını korumak
  • Bulaşıcı hastalık risklerini önlemek ve yönetmek
  • Toplumda sağlık okuryazarlığını artırmak 

Aşı Takvimi

aşı takvimi

Aşı Nedir, Nasıl Etki Eder?

 
 

İnsan ve hayvanlarda hastalık yapma yeteneğinde olan virüs, bakteri vb. mikropların hastalık yapma özelliklerinden arındırılarak ya da bazı mikropların salgıladığı toksinlerin etkileri ortadan kaldırılarak geliştirilen biyolojik ürünlere aşı denir. Aşı, insanları hastalıklardan ve hastalıkların neden olduğu sonuçlardan koruyabilmek için sağlam ve risk altındaki kişilere uygulanır. Vücut bu şekli ile kendisine zarar vermeyen mikrop ya da toksinleri tanır ve onlara karşı bir savunma geliştirir. Böylece gerçek mikropla karşılaşıldığında önceden geliştirilmiş savunma sistemi ile savaşır ve kişi hastalığa yakalanmaz. Bu kişi artık o hastalığa karşı bağışıktır. Oluşan bağışıklama genellikle ömür boyu vücutta kalır ve hastalık etkeni ile karşılaşınca onu etkisiz kılmak için savaşır.

Bağışıklama, aşıyla önlenebilir hastalıkların ve ölümlerin önlenmesi açısından en önemli toplum sağlığı müdahaleleri arasında yer almaktadır. Aşılanarak bağışık hale gelmiş bireylerin oluşturduğu toplumlarda hastalıklar, salgınlar görülmez. 

Aşı Türleri

 
 

Aşıların hazırlanmasında kullanılan antijenlerin sınıflandırılmasına dayanılarak isimlendirilen pek çok aşı tipi vardır. Aşıların hazırlanmasında kullanılan antijenlere göre aşılar sınıflandırılmaktadır.

Aşı Türleri

Açıklama

 

 

Canlı Aşılar

  • Canlı aşılar hastalığa neden olan yaban virüsün ya da bakterinin laboratuvar koşullarında zayıflatılmasıyla üretilir.
  • Bu şekilde elde edilen aşıdaki mikroorganizma çoğalma ve bağışıklık yanıtı oluşturma yeteneğine sahiptir.
  • Hastalık yapıcı özellikleri ise zayıflatılmıştır.
  • Canlı aşılar, bağışıklık sistemi zayıflamış ya da baskılanmış kişilere uygulanmamalıdır.
  • BCG, OPA, KKK, Suçiçeği canlı aşılardır.

 

 

Ölü Aşılar

 

 

Tam Hücre Aşıları

  • Fiziksel veya kimyasal bir işlemle öldürülmüş bakteri veya virüs içerirler.
  • Hepatit A, İnaktive polio ve Kuduz örnekleridir.

 

Alt birimli Aşılar

  • Alt birimli aşılar mikroorganizmanın tümünü değil yalnızca belli antijenik kısımlarını içerirler.
  • Pnömokok, Hib, Aselüler boğmaca ve Meningokok aşıları alt birimli aşılardır.

 

Toksoid Aşılar

  • Toksoid aşılar toksini olan mikroorganizmaların toksinlerinin yapısı değiştirilerek toksik özellikleri yok edilmiş, bağışıklık yanıtı oluşturacak özellikleri korunmuş halini içerirler.
  • Difteri ve Tetanos aşıları toksoid aşılardır.

 

Rekombinant Aşılar

  • Rekombinant DNA teknolojisi ile üretilmektedirler.
  • Hepatit B aşısı gibi.

 


Aşı İçerikleri

 
 

Aşılar son derece güvenilir biyolojik ürünlerdir. Üretim ve dağıtım aşamalarında çok sıkı kontrolden geçmektedirler. Ülkemizde kullanılan tüm aşılar Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından kabul görmüş veya Avrupa İlaç Ajansı (EMA), ABD Gıda ve İlaç Ajansı (FDA) gibi otoritelerce ya da T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış, İyi Üretim Prosedürleri (GMP) kurallarına uygun üretilmiş aşılardır. Üretilen her bir seri için gerek üretici gerek üretilen ülke resmi makamlarınca ayrıntılı analiz ve testler yapılmaktadır. Tüm aşı ve anti-serumlar T.C. Sağlık Bakanlığı bünyesindeki TİTCK-Analiz ve Kontrol Laboratuvarları Dairesi Başkanlığı tarafından gerekli analizlerden geçmiş ve güvenilirdir. Analizden geçmeyen aşılar iade edilmekte ve yerine başka bir seriden aşı istenmektedir.

Aşılar üretici firmadan alınıp aşılanacak kişiye uygulanana kadar tüm sağlık kuruluşlarında soğuk zincir sistemi içerisinde uygun ısı aralığında korunmakta ve sistem Aşı Takip Sistemi (ATS) ile sürekli izlenmektedir.

Aşılar, bağışıklık gelişmesini sağlayan ve antijen olarak isimlendirilen maddeleri, çok az miktarlarda da aşının yapımında, güvenli ve etkili olmasında rol alan maddeleri içerirler. Aşılar, antijen yanında adjuvan, stabilizatör ve koruyucu maddeleri de ihtiva etmektedir. Bakanlığımızca temin edilip kullanılan aşıların içinde domuz ürünü ve türevleri bulunmamaktadır.

Adjuvan diye adlandırılan ek maddeler aşıların etkinliğini artırmak üzere bakteri ve virüs bileşenleri yanında kullanılan maddelerdir. Stabilizatörler ise, aşılar uygulanıncaya kadar stabilitesini korumak üzere aşı flakonlarına ilave edilen maddelerdir. Ayrıca, mikrobiyolojik bulaşmayı engellemek üzere koruyucu olarak adlandırılan ilave maddeler aşı flakonlarına eklenmektedir. Bilimsel araştırmalara göre adjuvanların, koruyucuların ve stabilizatörlerin direkt olarak ilişkili olduğu bir hastalık veya kanıtlanmış bir yan etkisi bulunmamaktadır.

Bazı Aşılarda Bulunan Bileşenler

 

BİLEŞENLER

AMAÇ

EN YAYGIN

ÖRNEKLER

Stabilizatörler

Aşıyı üretimden sonra etkili tutmak için

Doğal olarak vücutta

Şekerler (Laktoz, Sükroz, Mannitol, Sorbitol, Maltoz), Jelatin

(Bitkisel ve hayvansal kaynaklı olabilir. Bakanlık olarak kullandığımız aşılarda sığır jelatini bulunmaktadır.)

Adjuvan

Aşının etkisini artırmaya yardımcı olmak için

İçme suyu, bebek maması ve antiasitler vb.

Alüminyum tuzları

Kalıntı inaktive edici bileşenler

Üretim sürecinde virüsleri öldürmek veya toksinleri etkisiz hale getirmek için

Doğal olarak insan vücudunda, meyvelerde, ev eşyalarında (halılar, döşemeler)

Formaldehit

Kalıntı antibiyotikler

Aşı üretim sürecinde bakterilerin neden olduğu kontaminasyonu önlemek için

Yaygın antibiyotikler. Penisilin gibi insanların alerjisi olma olasılığı en yüksek olan antibiyotikler aşılarda kullanılmamaktadır.

Neomisin, Kanamisin, Streptomisin

Koruyucu

Kontaminasyonu önlemek için

Bazı balık türlerinde

Tiyomersal


Aşı Sonrası İstenmeyen Etkiler

 
 

Aşılama, enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yanı sıra, bu hastalıklar nedeniyle oluşabilecek sakatlıkların ve ölümlerin azaltılmasında da kritik bir rol oynar. Aşılar, tıpkı ilaçlar gibi tıbbi ürünlerdir ve her tıbbi üründe olduğu gibi bazı yan etkiler görülebilir. Aşı uygulaması sonrasında ortaya çıkan ve aşılama ile ilişkili olabileceğinden şüphelenilen tıbbi durumların bildirimi, aşı yapılan kişiyi muayene eden hekim tarafından gerçekleştirilmektedir. Her bildirim, İl Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı’na iletilerek detaylı bir inceleme sürecinden geçer. İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görev yapan, alanında uzman hekimlerden oluşan danışma kurulu, ortaya çıkan tıbbi durumun aşılamaya bağlı olup olmadığını değerlendirir. Aşı sonrası gelişen istenmeyen etkiler kısmen sık görülen hafif yan etkiler ve çok nadir görülen ciddi yan etkiler olarak sınıflandırılabilir. 

  1. Enjeksiyon yerinde ağrı, şişlik ve kızarıklık gelişmesi, tüm aşılardan sonra değişen oranlarda (%5-60) gözlenebilir. Özellikle tetanos aşısının tekrarlayan dozlarında bu reaksiyon daha sık gözlenmektedir. Bulgular genellikle 24-48 saat içinde kendiliğinden düzelmektedir. Şikayetleri rahatlatmak için enjeksiyon yerine soğuk uygulama ve ağrı kesici alımı önerilmektedir. Diğer aşılardan farklı olarak BCG aşısı sonrası, bağışıklık sisteminin yanıtı ile enjeksiyondan 2-3 hafta sonra başlayan sivilce benzeri şişlik aşı sonrası %90-95 sıklıkla beklenen bir durumdur ve 2-5 ay sonra ciltte iz bırakarak iyileşir. 
  2. Ateş, baş ağrısı, kas ağrısı ve iştahsızlık aşılardan sonra görülebilen sistemik belirtilerdir. Farklı aşılarda değişen oranlarda gözlenmektedir. Örneğin ağızdan uygulanan çocuk felci aşısından sonra %1’den az sıklıkta görülürken, altlı karma aşı sonrası, % 20-40 arasında değişen sıklıkta görülmektedir. Bu belirtiler de 48-72 saat içinde kendiliğinden düzelmektedir. 
  3. Hepatit A aşısından sonra %5’ten az sıklıkla ishal ve kusma geliştiği bildirilmiştir. Bu şikayetler genellikle 48 saatten kısa sürede düzelmektedir. 
  4. Kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısından sonra %2-5 oranında, genellikle aşıdan sonraki 7-10. günlerde başlayan ve yaklaşık 2 gün süren döküntü görülebilir. Suçiçeği aşısından sonra enjeksiyon yerinde 2 civarı ya da enjeksiyon yerinden farklı yerlerde 3-5 adet suçiçeğine benzer lezyon görülebilir. 
  5. Parotit olarak adlandırılan, yanakta bulunan tükürük bezlerinin şişmesi ile seyreden durum kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısından sonra % 1’den az sıklıkta görülebilir. Lenf bezlerinin geçici olarak büyümesi de kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısından sonra çocukların yaklaşık olarak % 5’inde görülmektedir.
Aşı ile Önlenebilir Hastalıklar